5.1 Hayattan yırtmak NLP ve yanılgılar
Önde gelen bankalarımızdan biri, üst düzey çalışanlarının motivasyon eğitimi için yurt dışından NLP uzmanıgetirtmiş.
Bu kişinin katılanlara "Hayatından memnun musun?" türünde sorular yönelttiği hipnoz seanslarının ardından ortalık karışmış, istifalar birbirini izlemiş.
Esin Gedik'in birkaç hafta önce Sabah'ın İş'te İnsan ekinde bu konuda yazdıklarını okuduğumda, hiç şaşırmadım. (28/08/05)
İnsan bu, hassas bir denge.
Hoyratça ve özensizce sarsarsanız, dağılabilir...
İş hayatı bu, tembel alışkanlıklar, pis mecburiyetler, kayıplar - kazançlar cehennemi. Ateşi körüklerseniz, herkes kaçabilir...
Ama şimdi üzerinde duracağım nokta başka.
Eğitimli kesimlerimizde pıtrak gibi büyüyen NLP merakının çevresinde oluşan hezeyan ve yanılgılara değinmek istiyorum.
***
Önce NLP nedir, onu açalım.
NLP, ingilizce "neuro-linguistic programming"
teriminin kısaltması...
Doğrusu çok afili bir ad, pozitif bilime tutkun modern insanı hemen baştan çıkartacak bir havası var.
"Neuro" sözü ister istemez beyin ve sinir sisteminin işleyişine gönderme yapıyor; "Linguistic" ise dilbilime ve dilin işlevlerine...
Ancak anlamına gelince, bir tür zihin kullanma kılavuzu ya da moda deyişle bir tür kişisel gelişim programı kastediliyor...
Nasıl ortaya çıkmış, onu da anlatayım.
1970'lerde, "başarılı insan"a duydukları ilgi yüzünden yolları kesişen matematikçi ve psikoterapist Richard Bandler ve dilbilimci John Grindler'in başının altından çıkmış.
"İçimizdeki devi" yani zihin gücümüzü uyandırıp nasıl başarılı oluruz sorusunun peşinde koşarken bu yöntemi geliştirmişler.
Yöntem önceleri pek dikkat çekmemiş, akademik çevrelerde tartışılmış fakat 90'larda tam anlamıyla patlamış.
NLP'nin Amerika'daki merkezlerinde birkaç ayda yetiştirilen "guru" lar dünyanın dört bir yanında "zihinsel yaratıcılığa ve başarıya programlama" dersleri vermeye, kurslar açmaya başlamışlar. Bayağı ciddi bir ekmek kapısı olup çıkmış.
Bugün NLP'çilerden tam olarak ne yaptıklarını anlatmalarını isteyin, tek tip bir tarif alamazsınız. İpin ucu çoktan kaçtı çünkü; araya "Taocu esinlenmeler" hatta İslami yorumlar bile katıldı.
***
Şurası açık ki, NLP ve benzen öteki teknikler modern insanın kişisel "yırtma" arayışının bir ürünü.
68 çalkantısı bittikten ve 70'lerin arayışları da çöktükten sonra modern insanda toplumsal selamete inanç ve ihtiyaç yavaşyavaş kayboldu.
Bugün toplum denilen şey, çoğumuzun gözünde bir heyula!
Toplumsal kurtuluş ise ya saçmalık ya da hülya!
"Madem öyle, kendi paçamızı kurtaralım" diyenlerin önüne popüler Batıkültürü temel olarak iki yol çıkardı: Doğu bilgeliklerinin karikatürleri ve bilimsel temellere yaslandığını iddia eden zihin kontrol modelleri...
NLP ikinci kategoriye giriyor.
Ve unutmamalı ki bugün "kişisel kurtuluş" da sermaye düzeni içinde örgütleniyor!
Pekâlâ, haydi kurtaralım kendimizi, yırtalım şu sefil hayattan, üste çıkalım diyenlere NLP "hiçbir şey parasız olmaz; bastıracaksın parayı, tutacaksın hocayı, öyle öğreneceksin zihnini programlamayı" diyor.
E malum; modern profesyoneller için "yırtmak" demek "işte, güçte, çevrede yükselmek, kendi zihnini ve karşındakinin zihnini kontrol edebilmek" demek!
NLP de bunları kazandıracağını iddia ediyor ve ilgi topluyor.
Bu tür kişisel gelişim yöntemleri elbette karşılıklı rızaya dayanarak akıllı uslu uygulanırsa beklenen yararıverebilir.
Ama NLP'ye başvuranların hayalci hırslarıyla, NLP "uzmanları" nın obur iktidar arayışları birleşince, öyle bir durum çıkıyor ki ortaya, onları tutabilene aşk olsun!
Bütün mutsuzlukları çözeceklerini, bütün çatışmaları dindireceklerini, bütün başarıları elde edeceklerini iddia etmeye başlıyorlar!..
İşte tam bu noktada bizim NLP'çilerimizin sözünü etmekten pek hoşlanmadıktan bir gerçeği aktarıp konuyu kapatmak istiyorum.
Bandler ve Grindler uzun zamandır kavgalı...
Birbirleri hakkında hiç iyi konuşmadıkları gibi birbirleriyle davalılar da...
Anlayacağınız, şu yere göğe konulamayan NLP, bizzat kurucularına bile huzurlu ve uyumlu başarıyı getirememiş...
Sanırım, bu konuları sükûnetle ve biraz daha mesafeli durarak düşünmemiz gerekiyor.
Neden modern insan ısrarla alemlerin hikmetiyle pespaye iktidar arzusunu buluşturacağını sanıyor ve bunun için çalışıyor?
Ne umarsız ve umutsuz bir çaba!
***
Haşmet Babaoğlu