4.4 Farklılık güçtür
'Bilgi güçtür' ifadesi artık yavaş yavaş yerini 'farklılık güçtür, farklı olan güçlüdür' düşüncesine bırakmaktadır. Herkesin sahip olduğu bilgi, kişilere kurumlara herhangi bir güç ve üstünlük sağlamaz. Belli bir seviyeye gelmiş, hemen her şirket toplam kaliteyi uyguluyor.
Benchmarking, franchising, yalın düşünce ya da diğer tekniklere ait bilgileri kurumlarında kullanıyor. O zaman bu ortak bilgiye sahip olmak nasıl bir güç getirecektir?
Farklı olma ise, farklı bilgiye sahip olmayı gerektirir. Kurumlarda ya da bireysel olarak diğerlerinden farklı bir eylem sergileme ile farklılık ortaya çıkar.
Sosyal sermaye
Her şirket sosyal sermayesi ile ayakta durur, iş yapar. Sosyal sermaye, her bir çalışanın entelektüel sermayelerinin; yani kültürel birikimlerinin toplamı anlamına geliyor.
Sosyal sermayenin yönü ne tarafa ise, diğer bir ifade ile hangi alanda güçlü ise kurum o işte başarılı ve farklıdır. Belki bu başarı kurumda bir kişinin ortaya attığı ilginç bir fikir sonucu olmuş olabilir. Belki de kurum yöneticisinden kaynaklanabilir ya da ortaklaşa alınmış bir kararla hareket edilebilir.
Bir örnekle olayı somut hale getirelim. ABD'nin her tarafına yayılmış perakende satış mağazası zincirleri olan Nordstorm şirketi farklı olmayı, 'Mantıksız müşteri isteklerini karşılama' ilkesini hayata geçirmek biçiminde anlamıştır.
"Aniden bir iş gezisine çıkmak zorunda kalan bir müşterinin telefonla sipariş ettiği bir malı, havaalanına götürüp kendine teslim etmek, bir müşterinin patlamış lastiğini değiştirmek ya da mağaza içinde verilen hediye paketleme hizmeti normalden daha uzun bir zaman aldığında müşterinin otopark ücretini ödemek" gibi inanılmaz hizmetler vermeyi, kendisini farklı kılma ve bir anlamda güçlü olma için yapmaktadır.
Kişisel farklılık
Kişisel olarak farklı olma; hem kişisel liderlik hem de başarı anlamında etkili bir öneme sahiptir. Kişi kendinin özelliklerini, diğer insanlara fark atabileceği, başarılı olabileceği yönlerini keşfeder ve onda yoğunlaşır. Sonuç daima farklı olarak başarıdır. Geçmişte de bu böyleydi, gelecekte de öyle olacaktır. Edison, Pastör, Einstein; bilim adamları olarak farklı alanlarının üzerlerine gitmişler ve o alanda çalışmalar yapmışlardır.
Her insanın içinde muhteşem denebilecek bir potansiyel vardır. Kişi var olan o potansiyeller içinde hangisinde üstün olduğunu belirleyebiliyorsa farklı olabilir. Bir benzetmeyle şöyle diyebiliriz: Her aşçının önünde aynı malzeme vardır. Biri aynı malzeme ile öyle farklı bir yemek yapar ki diğerleri de bu duruma şaşırır. Zaten farklı olmak da aynı kaynaktan beslenip, değişik tat ve kokuda ürün sunmaktan başka bir şey değildir.
KİTAP...
Yapılan incelemelerde eşler arasındaki geçimsizliğin ve anlaşmazlığın altında, eşlerin birbirlerinin ana temsil sistemlerini bilmemenin yattığı tespit edilmiştir.
Temsil sistemleri görsel, işitsel ve dokunsal şeklinde sıralanır. Eşlerden birinin görsel, diğerinin işitsel olması ve bunların alt sistemleri ile konuşması, davranması, hareket etmesi diğeri tarafından anlaşılmayı zorlaştırır. Aynı temsil sistemine ait olan eşlerin ise daha iyi anlaşmaları muhtemeldir.
'NLP ve Karşı Cinsle İlişkiler' adlı çalışma, yukarıdaki temel düşünceyi biraz daha mercek altına alıyor. Görsel, işitsel ve dokunsal çatışmalarının nasıl giderilebileceği ve uyumlu hale getirilebileceğini inceliyor.
Kitabın yazarları Robin Prior ve Joseph O'connor NLP üzerinde çalışmaları ile tanınıyor. Bu kitaplarında kişilerin NLP bilgisine vakıf olmaları gerekmeden NLP'nin tekniklerini, uygulamalar halinde okuyucuya sunuyorlar.
Kitap aynı zamanda Beyaz Yayınları (0212 522 38 68)'nın özel serisinin ilk kitabı.
n.sezik@zaman.com.tr