19.1 Duygusallık Rahatsızlık?
Meditasyon, yoga, kuantum düşünce tekniği, hepsinin "karması" olan benim düşünce tekniklerim, hayatın tadını arttırdıkça arttıran yeni hayat felsefelerim derken kabıma sığamaz oldum ve son olarak da NLP'ye merak sardım.
NLP (Neuro Linguistic Programming)konusunu araştırmaya koyulduğumda, kitapçıların raflarında oldukça çok kitapla karşılaştım. Buna rağmen başlangıç için"niyeyse" aralarında en naif duranda karar kıldım. Bir ilkokul öğretmeni tarafından yazılmıştı ve ayak üstü göz atabildiğim kadarıyla kitabın amacı NLP tekniklerini öğretmek de değildi.
Emine Elgün'ün yazdığı, Kariyer Yayıncılık'tan çıkan "NLP ile Güçlenmek" adlı kitabı okumaya başlarken yanlış seçim yaptığımı, yazarları kariyerleri açısından daha ikna edici görünen ve NLP tekniklerini ayrıntılı anlatan kitaplardan biriyle başlamamakla hata ettiğimi düşünüyordum.Çünkü o ana kadar elimdeki kitabın beynimde sihirli bir değnek etkisi yaratacak bilgilerle dolu olduğunu bilmiyordum.
Emine Elgün kitabına kendisine çocukluğundan itibaren yanlışdüşünce ve davranış biçimlerini benimseten, kendi kendisini sevmeyi öğretmeyen, hayata dair korkular yükleyen anne ve babasına, ilkokul öğretmenine ve pek çok acıyı, hayal kırıklığını yaşatan ayrıldığı eşine içten teşekkürleri ile başlamıştı. Teşekkür, sonunda arayışlara girmesine ve bugün bu kadar güçlü olmasına neden oldukları içindi.
Kitap daha giriş ve teşekkür faslında kavrayıvermişti beni. Yazar bir zihin ve dil programlama tekniği olan NLP'yi kendi hayatından örnekler vererek, kendi yaşam felsefesiyle birleştirerek anlatıyordu. Birçok şey anlatmıştı ama beni en çok etkileyen ve adeta omuzlarımdan tutup sarsan her fırsatta altını çizerek tekrarladığı "Duygusallık rahatsızlıktır" sözü oldu.
Duygusal Değil Duyarlı
Duygusallığımın bana neler ettiğini hep bilirdim de iki sözcükle ondan kurtulabileceğim aklıma gelmezdi. "Duygusallık rahatsızlıktır..." O gün bugündür ne zaman duygusallık belirtileri göstermeye başlasam, iki sözcüklü iksirime başvuruyorum. Marifet olanın duygusallık değil, duyarlılık olduğunu anladığımdan beri hayat ne kadar kolaylaştı.
Sihirli kitabımla geçirdiğim gecenin ertesi günü, sesini bile duymak istemediğim bir kişiyle, tartışmalı bir konuyu sonuca bağlamak üzere görüşmek zorundayım.Yola koyulduğumda içimde garip bir rahatlık var. Bu duygusal olmadığım ilk günüm. Eskisinden farklı olarak görüşmenin nasıl geçeceğini hiç önemsemiyorum. Oradan ayrıldığımda her şeyin bu kadar kolay çözümlenmişolmasına hayret ediyorum.
Daha sonra okuduğum NLP konulu diğer kitaplarda da zararlı duygusallığa değiniliyordu ama doğrusu ilk kitabım gibi hızlı ikna gücüne sahip değillerdi. En azından benim için. Sihirli kitabımı başucu kitaplarım arasına yerleştirdikten sonra yazarı Emine Elgün ile tanışmak istiyorum. Kitabın üzerinde yazılı olan e-posta adresi aracılığıyla, "Sevgi ve NLP" konulu seminerinden haberdar oluyorum. Gittiğim seminerdeki katılımcıların büyük çoğunluğunu başörtülü kadınlar oluşturuyorlar. Eğitim düzeylerinin oldukça düşük olduğunu anlamak zor değil. 40'lı yaşlarda, sarı saçları omuzlarına dökülen güzel bir kadın, yani sevgili kitabımın yazarı Emine Elgün, ancak eğitimli kesimin ilgi duyacağınısandığım NLP'den söz ediyor bu gruba. NLP ve meditasyon teknikleri karışımı bir konsept sunuluyor, belki okuması yazması bile olmayan kadınlar anlatılanları dinliyorlar...Emine Hanım'la sohbet ettiğimde o günkü topluluğun, anlatılanlardan bir şey anladığına ihtimal vermediğimi dile getirdim. Herkesin kendince bir şeyler anladığınısöyledi. Hepimiz anlattıklarımızın farklı kişiler tarafından farklıalgılandığını deneyimlemiyor muyuz? Zaten NLP'nin öğrettiklerinden biri de bu: "Başkalarının kapısını kendi anahtarınızla açamazsınız."
Emine Elgün tarafından yazılan "NLP ile Güçlenmek" adlı kitabı okumaya başlarken, az sonra büyük bir değişim daha geçireceğimden habersizdim. Duygusallığımın bananeler ettiğini hep bilirdim de bir kitap okuyup, üstelik bir gecede bundan kurtulacağım aklıma gelmezdi.
01 Mayıs 2005 Pazar    
Gül Azer Eryüksel