Tatilin en iyi yanlarından biri,
günlük olağan yaşamınızda
tanımanız pek mümkün olmayan değişik
mesleklerden insanlarla karşılaşıp
tanışmanızdır. Ben de Bodrum tatilimde, bu
imkandan olabildiğince yararlanmaya
çalışıyorum.
Örneğin geçen hafta Dr. Şule
Aytaç'la tanıştım, Şule Aytaç
tıp doktoru değil, bir sosyolog.
Kendini, insan beynini anlamaya, bilinç
altının sırlarını çözmeye
adamış. Bunun için seçtiği yöntemin
adı da "Nöro-Dilbilimsel Programlama".
Dr. Aytaç'ın internet sitesi olan
www.nlp.gen.tr'ye girip bu Nöro- Dilbilimsel
Programlama'nın ne olduğunu anlamanız
mümkün. Ben de kendisi ile konuşup sorularıma
cevaplar aldıktan sonra, internette bu konudaki
yayınları gözden geçirdim.
Anladım ki, dünyadaki pek çok
önemli kişi (mesela Bill Clinton ve eşi Hillary) bu
yöntemden yararlanmışlar.
Sade kitlelerle ilişki kurmak için
değil, bireysel ve ailesel sorunlarını aşmak
için de, "Farkında olmadığımız
beyin"in şifrelerini çözmüşler...
Çevremde çeşitli fobilere sahip
olan ve bu yüzden yaşamda inanılmaz zorluklarla
karşılaşan insanlar var. Şule Aytaç'a
bunları hatırlatıp, onun yöntemiyle fobileri
yenmenin mümkün olup olmadığını
sordum.
Örneğin kimi kedilerden,
köpeklerden, kimi kalabalık önünde konuşma
yapmaktan, kimi sınava girmekten korkar.
Bütün bu fobilerin birkaç saatlik
karşılıklı konuşma seansları ile
yüzde yüz yenilebildiğini söyledi Şule
Aytaç.
Peki özetle nedir bu Nöro-Dilbilimsel
Programlama?
İngilizcesi ile "Neuro Linguistic
Programming" yerine, uluslararası yayınlarda NLP
kısaltmasının
kullanıldığını
hatırlatayım.
Bir iletişim tekniği olarak
tanımlanan NLP, ABD'de 1970'li yılların
başında, psikoloji profesörü ve psikoterapist
Richard Bandler ile dilbilimci/bilgisayar uzmanı John Grinder
tarafından ortaya konmuş.
Başarılı insanların
davranışlarının modellenmesi üzerine
oluşturulan teknik, zamanla bireysel gelişim
programlarına
dönüştürülmüş.
Öncelikle kişilerin nasıl
düşündüğünü analiz eden,
dünyayı algılama şeklini saptayan ve daha sonra
da bunlar üzerinde çalışma öneren bu
teknikle kişiler, beyinlerini kullanarak
düşünce ve inanç kalıplarını
değiştirebilme; fobilerinden kurtulma; seçtikleri
başarı modellerini içselleştirme; çevreyle
daha iyi ilişki ve etkileşim kurma gibi beceriler
geliştirebiliyorlar.
NLP'nin sloganı; "İhtiyacın olan
her şeye sahipsin!"
Yani, kişiler kendilerine gereken her
şeyin kaynağıdır; önemli olan, bu
kaynağın farkında olarak doğru biçimde
kullanılmasıdır.
Daha da özetlersek, insanların bilinci
"görüntü-ses-his" sürecinde oluşuyor. Siz
bir NLP uzmanı olarak, dili kullanıyor ve bilince
önceden yerleştirilmiş bilgileri, yeniden
programlayabiliyorsunuz.
Evet... Tatilin en iyi yanlarından biri,
günlük yaşamda haberiniz bile olmayan konu ve
mesleklere sahip insanlarla
tanışmanızdır.
Bu şekilde ben de, Nöro-Dilbilimsel
Programlama'nın hiç olmazsa ne olduğunu biliyorum
artık.
Mehmet Barlas
13/07/2004